Between Capability and Foreign Policy: Comparing Turkey’s Small Power and Middle Power Status

ULUSLARARASI İLİŞKİLER, CİLT 13, SAYI 51, 2016

Gürol BABA* and Murat ÖNSOY**

ABSTRACT

IR literature has proposed tangible and intangible criteria for defining and differentiating rankings of countries, albeit without much success. The literature’s limited success is primarily due to the subjective, unclear and immeasurable qualities of these criteria. The differentiation between small powers and middle powers is particularly ambiguous. This article proposes an amalgamated method, which combines foreign policy behavior capabilities to characterize and separate small powers and middle powers. There is a relationship between capabilities and a country’s global status ranking that also determines foreign policy behavior. This also underlines a complementarity between national capabilities and foreign policy objectives. Lower capabilities means a low-key/restrained foreign policy but do higher capabilities mean a more proactive/highly strung foreign policy? Increased capabilities boost the position of a country from a small power to a middle power but do not completely eliminate constraints imposed by great powers. This article examines Turkey’s experiences since the 1930s as an empirical narrative of the complementarity between power and level of influence.

Keywords: Turkey, Small Powers, Middle Powers, Vulnerabilities, Restrictions.

----------------

Kabiliyetler ve Dış Politika: Türkiye’nin Küçük ve Orta Düzeyde Güç Statüsünün Karşılaştırılması

ÖZET

Uluslararası İlişkiler literatürü ülkelerin uluslararası sistemdeki konumlarını saptamak için, çok da başarılı olmayan, somut ve soyut ölçütler sunmaktadır. Literatürdeki bu sınırlı başarı, büyük ölçüde kriterlerin öznel, muğlak ve ölçülemez nitelikte olmasından kaynaklanmaktadır. Bu durum özellikle küçük ve orta ölçekte devletlerin farklılaştırılmasında muğlaklıkları beraberinde getirmektedir. Bu çalışmada, küçük ve orta ölçekteki güçleri nitelendirmek ve ayrıştırmak maksadıyla, onların kabiliyetlerinin dış politika davranışları ile birleştirildiği (harmanlandığı) bir metot sunulmaktadır. Ülkelerin kabiliyetleri sadece uluslararası sistemdeki konumlarını değil aynı zamanda dış politika davranışlarını da belirlemektedir. Bu da bir ülkenin milli kabiliyetleri ve dış politika amaçları arasında bir tamamlayıcılığın/bütünleyiciliğin olduğunun altını çizmektedir. Bu durumda, düşük kabiliyetler ılımlı dış politika hedefleri demekken yüksek kabiliyetler daha iddialı dış politika anlamına mı gelmektedir? Bir ülke artan kabiliyetleri neticesinde konumunu küçükten orta ölçeğe yükseltirken, bu durum onun kısıtlamalarını tamamen ortadan kaldırmamaktadır. Bu makale, söz konusu bütünleyiciliğinin başarı/etki derecesini göstermek amacıyla, Türkiye’nin 1930’lardan bu yana deneyimlerini ampirik bir anlatım yoluyla incelemektedir.

Anahtar Kelimeler: Türkiye, Küçük Ölçekli Güçler, Orta Ölçekli Güçler, Hassasiyetler, Kısıtlamalar.

-----------------------------

*  Yrd. Doç. Dr., Uluslararası İlişkiler Bölümü, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi, Ankara; King's College London, Londra.

** Yrd. Doç. Dr., Uluslararası İlişkiler Bölümü, Hacettepe Üniversitesi, Ankara.


Banner
Banner
Banner